Bilimsel Haber Öne Çıkan Psikoloji

Psikoterapi ve Beyin Esnekliği: Nöroplastisite Serüveni

Psikoterapi ve Beyin Esnekliği: Nöroplastisite Serüveni

Beyin, eskiden düşünüldüğü gibi sabit ve değişmez bir yapı değildir. Bilim dünyası, son yıllarda keşfedilen bir fenomeni ortaya sunmuştur. Bu kavram nöroplastisite’dir, beynin çevresel etkilere, deneyimlere ve öğrenmeye adapte olma yeteneğini tanımlar.

Bu kavramın önemli örneklerinden biri, öğrenme sürecidir. Bir beceriyi öğrenirken veya yeni bilgileri işlerken, beyinde yeni sinir yolları oluşturulur veya var olanlar güçlendirilir. Örneğin, bir müzik enstrümanı çalmayı öğrenirken, beynin motor korteksi ve işitme alanları arasında yeni bağlantılar gelişir.

Ancak nöroplastisitenin sadece olumlu deneyimlerle değil, aynı zamanda travmatik deneyimlerle de ilişkili olduğu bilinmektedir. Örneğin, travmatik bir olayın ardından beyindeki bağlantılar değişebilir ve bu da travmanın etkilerini işlemek için terapi veya destek almanın önemini vurgular.

Psikoterapinin Nöro-gelişimsel Etkileri

Psikoterapi, sadece ruhsal sıkıntıları tedavi etmekle kalmaz, aynı zamanda beynimizi de değiştirebilir. Bu değişimin temelini nöroplastisite oluşturur. Noroplastisite, beynin yeni sinir bağlantıları kurma ve mevcut bağlantıları güçlendirme veya zayıflatma yeteneğidir. Bu sayede beynimiz deneyimlere, öğrenmeye ve değişime uyum sağlayabilir.

Psikoterapi sonrası kişinin, beynin farklı bölgelerini aktive ederek ve yeni nöronal yollar oluşturarak nöroplastisitenin gelişmesini teşvik eder. Bu durum, beyin fonksiyonlarında çeşitli gelişmelere yol açabilir.

2010 yılında Amerika’da gerçekleştirilen bir araştırmada, endişe bozukluğu yaşayan hastalarda terapi sürecinin beyindeki biyokimyasal değişiklikleri gözlemlemek amacıyla nörogörüntüleme teknikleri (fMRI) kullanılmıştır. Psikodinamik yaklaşıma dayalı terapi alan hastalarda, tedavi öncesinde limbik sistemlerde (amigdala ve hipokampus) yüksek aktivasyon ve düşük prefrontal aktivasyon tespit edilirken, terapi sonrasında endişe bozukluğu semptomlarında azalma yaşayan hastalarda, fronto-limbik aktivasyonların normal seviyelere ulaştığı gözlemlenmiştir. Bu bulgular, psikodinamik terapinin beyinde olumlu değişikliklere neden olduğunu göstermektedir (Beutel ve ark., 2010).

Ayrıca, psikoterapi ile farmakoterapi arasındaki biyolojik mekanizmalara ilişkin bir araştırmada, sadece antidepresan tedavisi alan hastalar ile sadece psikoterapi görmüş hastaların beyin fonksiyonlarında benzer olumlu gelişmelerin gözlendiği belirlenmiştir.

Sonuç olarak, nöroplastisite, beynin esnekliği ve adaptasyon yeteneği olarak görülmelidir. Her yaşta, her deneyimde, beynimiz değişebilir ve gelişebilir. Bu gerçek, insanın potansiyelinin sınırlarını zorlamak için ilham verici bir fırsattır.

                                                                                        Uzm. Klinik. Psk. Metehan Aykut

 

Kaynakça

Barsaglini, A., Sartori, G., Benetti, S., Pettersson-Yeo, W., & Mechelli, A. (2014). The effects of psychotherapy on brain function: A systematic and critical review. Progress in Neurobiology, 114, 1-14.

Beutel, M. E., Stark, R., Pan, H., Silbersweig, D., & Dietrich, S. (2010). Changes of brain activation pre-post short-term psychodynamic inpatient psychotherapy: An fMRI study of panic disorder patients. Psychiatry Research: Neuroimaging, 184(2), 96-104

Hoşuna Gidebilecek Olan Yazılar

Read More